Modernizmin Aşk Eylemi: Bilgi, Bilim, Kurum, Denetim

Standard

aşk

Aşk, bu afili ve büyülü kelime bu günlerde çok telaffuz edilecek mȃlum sevgililer günü geldi, ne kadar da dar bir kalıp değil mi sevgi ve gün? Sevginizin bir günün yirmi dört saatine hapsedilmesi, siz ne düşünüyorsunuz bilmem ama ben sevgi, aşk gibi içsel duyguların kalıplara sokulmasından pek memnun değilim… Bunun tamamen modern bir bilme biçiminin ve tüketim kültürünün sonucu olduğunu düşünüyorum, ne de olsa biçimli varlıklarız… Modernizm ve kurumları her şeyi nasıl yapmamıza karar verdiği gibi nasıl ȃşık olmamız gerektiğinden, sevgimizi nasıl ifade edeceğimize kadar her şeye karar veriyor, o zaman çabalamanın ȃlemi yok biz otonomluklarını kaybetmiş, insan benzeşimleriyiz. Ama yine de bir düşünmek istedim bu duygu üzerine, okudum, ettim bakalım ne çıkmış…

Continue reading

Cemal Süreya: Sürgün, Şair, Kimliksiz…

Standard

cemal

TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Dersim Alt Komisyonu, 1937 – 1938 yıllarındaki olaylarda bölgede Türkiye’nin dört bir yanına sürgün edilenlerin listesini ortaya çıkardı. Listeye göre, toplam 32 il’e 2.907 aileden, 14.411 kişi sürgün edildi. Bir gazete haberinden aldığım yukarıdaki cümlenin özeti ortaya çıkartılan ve bir sayının sınırına hapsedilen yaşamlardır.  Tek tek insandır o büyük rakam, tek tek sürgün, tek tek aidiyetsizlik ve daha pek sorun var olmamışlık, acı… O tek isimlerden birisi de Alevi/Kürt-Zaza bir ailenin ilk çocuğu olarak 1931 yılında Erzincan’da dünyaya gelen Nüfus kayıtlarında adı-soyadı Cemalettin Seber olan bizim çok yakından tanıdığımız en az birkaç şiiri hafızamızın bir köşesinde yer bulmuş, yüreğimize dokunmuş bir isimdir Cemal Süreya’dır.

Continue reading

Hrant’ın katledildiği yer bizim bellek mekȃnımızdır

Standard

Hrant

Anmalar ve yas günleri toplumsal bellek açısından önemlidir bu günler genel olarak resmi tarihin işlevselleştirdiği, devletin ve iktidarın gücünün devamlılığını amaçlayan günler olarak görülür. Ancak bu coğrafyada tam tersi bir yas gününe -sevgili Hrant Dink’in katledildiği gün olan 19 Ocak’ ta- dostları tarafından oluşturulan bir anma gününe tanıklık ediyoruz. Çünkü Hrant anmaları toplumsal vicdan ve adalet talebi için, devlet iktidarına ve Hrant’ın katledilmesinde payı olanlara, “karşı” bir yas günü ve birçok farklı grubu ortaklaştıran bir anlama sahip.

Continue reading

Egemenlerin ve felsefenin “günah keçileri”: Marjinaller, ötekiler, akıl dışılar…

Standard

keçi

 

Toplumsal olanın, egemenin dışında kalanın, epistomolojik bazı kavrayışların farklı olarak konumlandırıldığı modern toplum kavrayışında tarihi çok eskilere kadar uzanan “günah keçisi” geleneğinin bir ilişkisi var mıdır? Gibi bir soru sorduğumuzda Böyle bir sorunun cevabı kuşkusuz olumlu olacaktır.

Continue reading