Uğur Kaymaz’ dan bize kalan vicdan yükü…

Standard

emekerez

uğur

Anmalar vardır yas günleri kaybedilenin ardından gerçekleştirdiğiniz çeşitli şeyler…

Bir yakınınızın ölüm yıl dönümüyse onunla geçirmiş olduğunuz anları hatırlarsınız

sesini anımsamaya çalışır, belleğinizde kalan izlere ulaşmaya çalışır,

onu en son gördüğünüzde üzerinde ne vardıya kadar gidersiniz.

View original post 307 more words

Ulus Baker ve Düşünen Sinema: “Görüyorum O Halde Düşünmeliyim”

Standard

ulus-baker

Ulus Baker ismi pek çok felsefi görüş ve düşünce ile yan yana getirilebilir. Çok erken yaşta kaybettiğimiz, bu coğrafyanın düşünce dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtmeye de gerek olmayan, kendi felsefesini oluşturabilmiş birkaç isimden birisidir Ulus Baker. Başlığımızdan da anlaşılacağı üzere bu çok yönlü düşünce insanın sinema hakkındaki fikirlerini tartışmayı amaçlayan bir yazı amaçlıyoruz. Baker için sinema neden önemliydi? Sinemanın bu günkü yeri? Sinemanın yaşamsal pratiklerimiz içerisinde ne gibi bir önemi var? Ve nasıl bir sinema? Bu ve buna benzer pek çok soru sorabiliriz ancak bu yazıda daha çok düşünen, düşündüren, bakış açıları sunan bir sinemanın nasıl var olabileceğini Ulus Baker felsefesi üzerinden bahsetmeye çabalayacağız.

Continue reading

Saç: Çerçeveli Yaşamlar, Uzak Hayâller

Standard

Tayfun Pirselimoğlu’nun yönettiği; Ayberk Pekcan, Nazan Kesal ile Rıza Akın’ın oynadığı “Saç” filmi, perukçuluk yapan Hamdi’nin seyirciye enteresan gelebilecek öyküsünü anlatıyor. Yalnız ve kanser hastası olan Hamdi yaşamdan belki de aldığı tek tat olan sigara ile yaşamını devam ettirirken, yaşamına Nazan Kesal’ın canlandırdığı Meryem’in girmesiyle saplantılı bir karaktere bürünüyor. Film ilginç hikȃyesi, başarılı oyunculukları ve özellikle kadın yaşamına yaptığı vurguyla dikkate değer bir sinemasal anlatı sunuyor.

Continue reading

Yozgat Blues: Kentten Taşra’ya Göç ve Bedensel Varlığın Görselliği

Standard

Türkiye sinemasının son dönem filmlerinde taşraya dair imgelerin varlığından söz etmek mümkün. Bu filmlerden birisi de Yozgat Blues yönetmenliğini Mahmut Fazıl Coşkun’un yaptığı film Ercan Kesal, Ayça Damgacı, Tansu Biçer gibi isimlerin doyurucu oyunculuğuyla daha da anlam kazanmış denilebilir. Film İstanbul’dan Yozgat’a iş nedeniyle giden iki müzisyenin öyküsünü anlatıyor.

Continue reading

Kış Uykusu Filminde Foucaultcu iktidar Vurgusu

Standard

kış

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes ödüllü “Kış Uykusu” filmi üzerine çok şey söylendi, söylenmeye de devam edecek gibi görünüyor. Film, Cannes’da ödül almasının da getirisiyle olumlu olumsuz pek çok eleştirinin de odağında yer aldı. Bunların dışında bana kalırsa oyunculuklar ve iktidar ilişkileri bağlamında vurgulanan, kişisel çekişmeler filmi izlenir ve üzerine konuşulur kılıyor. Haluk Bilginer’in canlandırdığı Aydın karakteri üzerinden şekillenen film, daha önce ki Nuri Bilge filmlerine oranla daha çok diyalog içerirken, yapılmak istenenin başarıldığı söylenebilir. Çok fazla göstergelere sığınmadan, olduğu gibi anlatılan hikȃyenin neredeyse bir alt metni yok gibi, bu da normale göre oldukça uzun denilebilecek filmin izleyiciyi sıkmadan anlatılabilmesini sağlıyor.

Continue reading