Uygarlık, ritüel ve semboller; kurban da simgesel olabilir mi?

Standard

simge

Sözde “ilerleme” süreci olarak görülen uygarlık bu gün pek çok yönüyle sorgulanmalı uygarlığın pek çok pratiği, insan yanlı türcü yaklaşımı dünyanın çevresine, hayvanına, zarar veren ve onu tüketen anlayışının bir şekilde sonu getirilmelidir. Sözde “ilkel” olarak adlandırılan pek çok topluluğun dini ve ritüel pratiğine baktığımızda insanın bu gün geldiği vahşi-kapitalist-uygar dünyanın içinde bulunduğu durumu sorgulamak zorunluluk haline gelmiştir. “Uygar” insanın ilkel olarak nitelendirdiği pek çok topluluğun doğayla olan ilişkisine bakıldığında aslında uygarlıkla zamanın tersine doğru bir ilerlemeyle hareket ettiği düşünülebilir. Bu gün insanın sözde gelişme olarak nitelediği pek çok şey aslında kültürel anlamda tersine bir evrilme süreci olarak yorumlanmalıdır belki de. Çünkü teknolojiyle birleşen modern kültürel edim insanın alet yapımıyla başlayan, yaşamını kolaylaştıran pek çok üretimi, günümüzde kendini doğadan bir adım daha uzaklaştırdığı bir duruma dönüştürmüştür.

Continue reading

Okulsuz toplumlar biçimsiz bireyler!

Standard

okl

İvan İllich Okulsuz Toplum isimli kitabında var olan eğitim sistemlerinin açmazlarını göstererek eğitim ve öğrenimin okul dışına çekilmesi ve toplumun okuldan arındırılması gerektiğini ısrarla savunur.  Israrla savunur çünkü çok haklıdır çünkü okul devletin en önemli biçimleme kurumlarındandır. Okulun işlevi devletin kontrolünde bireyler yetiştirmek ve onları vatana millete hayırlı bireyler haline getirmektir. Vatan millete hayırlı bireyde tüm iktidar tahayüllerini kendisinde toplamış, genel ahlakın her türlü yükümlülüğünü kabul etmiş, devletin düşman gördüğünü düşman; dost gördüğünü dost gören bir iktidar kategorisidir artık.

Continue reading

Sabahattin Ali, Antikalıklar, Gündelikler..

Standard

sabo Sabahattin Ali, edebiyatımızın en kalender isimlerinden, yazar birçok romanıyla şiiriyle yaşamımızın bir yerlerinde karşımıza çıkan bir üstat. Kendisi bana hep Sartre’ı hatırlatır özellikle “İçimizdeki Şeytan” romanındaki birkaç cümlesi bireysel varoluşun anlamını ve anlamsızlığını sorgulatan cinstendir ki Sartre’ın şu cümleleri uçuşur durur okurken; “Düşünüp taşınarak karar vermenin içinde daima hileli bir şey vardır. Düşünüp taşındığım zaman zarlar atılmıştır bile” düşünmek evet ama düşündüğün zaman yaptığın şey aslında bir bakıma “antikalıktır” Sabahattin Ali’nin deyimiyle, çünkü sen düşünüp taşınarak karar verdiğin hiçbir şeyin aslında olamayacağını bilirsin. Çünkü gündelik yaşam sana bunu yapma iznini vermez. Zarları atarsın ancak bu oyunda çok şansın yoktur. Bu oyunun kazananları hile yapanlar olacaktır, senin içinse uğraştığın ve anlamlandırdığın bu yaşamsal varoluş hüsran, umutsuzluk ve acıya erişmenin dışında bir anlam ifade etmeyecektir. Continue reading

Cemal Süreya: Sürgün, Şair, Kimliksiz…

Standard

cemal

TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Dersim Alt Komisyonu, 1937 – 1938 yıllarındaki olaylarda bölgede Türkiye’nin dört bir yanına sürgün edilenlerin listesini ortaya çıkardı. Listeye göre, toplam 32 il’e 2.907 aileden, 14.411 kişi sürgün edildi. Bir gazete haberinden aldığım yukarıdaki cümlenin özeti ortaya çıkartılan ve bir sayının sınırına hapsedilen yaşamlardır.  Tek tek insandır o büyük rakam, tek tek sürgün, tek tek aidiyetsizlik ve daha pek sorun var olmamışlık, acı… O tek isimlerden birisi de Alevi/Kürt-Zaza bir ailenin ilk çocuğu olarak 1931 yılında Erzincan’da dünyaya gelen Nüfus kayıtlarında adı-soyadı Cemalettin Seber olan bizim çok yakından tanıdığımız en az birkaç şiiri hafızamızın bir köşesinde yer bulmuş, yüreğimize dokunmuş bir isimdir Cemal Süreya’dır.

Continue reading

Egemenlerin ve felsefenin “günah keçileri”: Marjinaller, ötekiler, akıl dışılar…

Standard

keçi

 

Toplumsal olanın, egemenin dışında kalanın, epistomolojik bazı kavrayışların farklı olarak konumlandırıldığı modern toplum kavrayışında tarihi çok eskilere kadar uzanan “günah keçisi” geleneğinin bir ilişkisi var mıdır? Gibi bir soru sorduğumuzda Böyle bir sorunun cevabı kuşkusuz olumlu olacaktır.

Continue reading

Ben Nazım’ın en çok Pîrâye’ ye aşkını severim

Standard

nazımNazım Hikmet koca bir nazım, aşık, komünist, sürgün, mahpus…

Çok şey söylenebilir onun hakkında daha çocukken sol gelenekten bir aile mensubuysanız özellikle ezber edersiniz bir çok şiirini, çocuk yüreğinizin aklına ermeyen tuhaf durumlar yaşatır size bir insan neden mahpustur mesela…Ama bir itirafım var ben en çok aşık Nazım’ ı seviyorum çünkü onun yaşamında yaptığı her şeyde bir aşk durumu var. Ve onu ben aşık kimliğiyle anmak istiyorum çünkü yaşamının tüm sıkıntı ve buhranını aşkları sayesinde katlanılır kıldığını düşünüyorum… “Bizi esir ettiler, bizi hapse attılar: beni duvarların içinde seni duvarların dışında”  Maphustur Nazım “Yatar Bursa Kalesinde” duvarlar, çok az güneş ama bir dayanağı vardır o da aşkı, dünyaya dair duyduğu değiştirme umudu bir de…

Continue reading

Hiiiçççç…

Standard

hiçGarip bir akşamüstü sıkıntısı yine çocukluğumdan kalma, karanlık çökerken gecenin karanlığından değil de ruhun karartısından korkan bir sıkıntı… Gomidas dinlerken ya da ya da bir keman sesinden sarı gelin türküsünde hissettiğime benzer bir duygu durumu…

Continue reading

Uğur Kaymaz’ dan bize kalan vicdan yükü…

Standard

uğur

Anmalar vardır yas günleri kaybedilenin ardından gerçekleştirdiğiniz çeşitli şeyler…

Bir yakınınızın ölüm yıl dönümüyse onunla geçirmiş olduğunuz anları hatırlarsınız

sesini anımsamaya çalışır, belleğinizde kalan izlere ulaşmaya çalışır,

onu en son gördüğünüzde üzerinde ne vardıya kadar gidersiniz.

Continue reading

Elimizden çıkaramadığımız tek şeydi zaman…

Standard

zaman

Önce tanrıya küstüm insanlarla birlikte acı çekemediği için sonra Sezar Mendoza’nın bu şiirine küstüm sadece insanların acısından bahsedip dünyadaki diğer canlıların acılarını göz ardı etti diye… Acı evet çekmekle yükümlü olduğumuz vicdanımız tarafından, hiç geçmesine izin verilmeyen bir yükümlülük duygusu… Hele ki böyle bir coğrafyada yaşıyorsanız acı tedavisiz bir hastalığın tüm ağrılarını bünyenizde hissettiren bir sızı…

Continue reading